Bakan Işıkhan, yakın bir zamanda imzalanan 7. Dönem Toplu Sözleşme sürecine dair değerlendirmelerde bulunarak,

“Bu süreci memur sendikalarımızın katkılarıyla başarıyla gerçekleştirdik. Sendikalarımız, demokrasimizin ve çalışma hayatımızın güvencesi olmuştur. Hükümet olarak en büyük temennimiz, tüm kamu çalışanlarımızın sendikalaşması yönündedir”


Türkiye’de En Fazla Hemşire Hangi Hastanede Görev Yapıyor?

Türkiye’de En Fazla Hemşire Hangi Hastanede Görev Yapıyor?

ifadelerini kullandı.

Bakan Işıkhan, Memur-Sen Genel Merkezi’nde düzenlenen Uluslararası Emek Örgütü’nün 1. Olağan Genel Kurulu’na katılarak Türkiye’nin çalışma hayatındaki son gelişmelere dair önemli değerlendirmelerde bulundu. Türkiye’nin çalışma hayatında elde edilen başarıda işçi, işveren ve kamu işbirliğinin önemine vurgu yapan Işıkhan,

“Bu yolda en büyük paydaşlarımız, en önemli yol arkadaşlarımız sivil toplum kuruluşlarımız ve sendikalarımız olmuştur”

diye konuştu.

Bakan Işıkhan, ülkede son bir yıl içerisinde atılan adımların Türkiye’nin çalışma hayatındaki gelişim hızını göstermek açısından yeterli olduğunu ifade etti. İşçi, işveren ve kamu arasında sağlanan işbirliğinin önemine vurgu yaparak, sivil toplum kuruluşları ve sendikaların bu başarıdaki payını vurguladı.

Türkiye’nin gelecekteki çalışma hayatındaki olumlu gelişmelere dair umutlarını paylaşan Bakan Işıkhan’ın açıklamaları, iş dünyası ve çalışan kesimler arasında merakla beklenen konulara ışık tuttu. 

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan, sivil toplum kuruluşlarının, ortak bilinci sürdürmenin ve katılımcı bir yönetim anlayışını gerçekleştirmenin önemine vurgu yaparak, geçmişte ihmal edilmiş sosyal diyalog mekanizmalarının artık hak ettiği değeri görmeye başladığını ifade etti. Bakan Işıkhan, sendikacılığın, işçi, memur ve işveren ilişkilerini düzenleyen ve adil temsilini sağlayan sosyal diyalog mekanizmalarının, geçmişte yeterli ilgi görmediğini ancak son 21 yılda bu alanda ciddi ilerlemeler kaydedildiğini belirtti.

Memurun, işçinin ve işverenin haklarını koruyan ve savunan platformların sadece çalışanlar ve işverenler açısından değil, aynı zamanda devletin ve hükümetin çalışmaları açısından da önemli girişimler olduğunu vurgulayan Bakan Işıkhan, bu çerçevede Memur-Sen’in milli iradeye olan onurlu duruşunu takdirle karşıladı. Memur-Sen’in kuruluşundan itibaren Türkiye’de sosyal diyaloğa, toplumsal uzlaşıya ve çalışma hayatının yapısal sorunlarına çözüm getirme konusunda önemli katkılarda bulunduğunu ifade etti.

Bakan Işıkhan, AK Parti iktidarları döneminde kamu görevlilerinin sendikalaşma oranının sürekli arttığına dikkat çekerek, tüm kamu çalışanlarının sendikalaşması yönündeki temennilerini dile getirdi. Çalışma hayatının toplumun tüm kesimlerini ilgilendiren bir konu olduğunu belirten Işıkhan, sendikaların sosyal güvenlik, örgütlenme ve toplu sözleşme gibi konularda öncü rol oynadığını vurguladı.

Demokrasi, adalet ve istikrar olmadan hizmetin üretilemeyeceğini belirten Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan, Türkiye’nin ekonomideki zorlu dönemlere odaklanarak, bu dönemlerin genellikle siyasi istikrarsızlık, belirsizlik ve milli iradenin göz ardı edildiği süreçlere denk geldiğini ifade etti. Bakan Işıkhan, Türkiye’nin artık sadece kısa vadeli hedeflere odaklanmayan, önündeki uzun vadeli süreci gören ve buna uygun hedefler belirleyen bir vizyonla hareket ettiğini vurguladı.

Bakan Işıkhan, Cumhuriyetin ikinci yüzyılının “Türkiye Yüzyılı” olacağına inandıklarını dile getirerek, bu süreçte özellikle çalışma hayatı alanında ulusal ve uluslararası işbirliklerinin önemine vurgu yaptı. Çalışma hayatının yanı sıra dünya genelinde yaşanan değişen dinamiklere dikkat çeken Işıkhan, artık insan hak ve özgürlüklerine dair klişe ifadelerin anlamını ve işlevini yitirdiği bir döneme girildiğini belirtti.

Bakan Işıkhan, uluslararası kuruluşların adaleti tesis etme iddiasına rağmen, bir bebeğin dahi canını koruyamadığı bir dünyada, tüm insanların din, dil, ırk ayrımı olmaksızın bir araya gelebildiği bir dönemin yaşandığını ifade etti. Değişen çağ ile birlikte birlik ve beraberlik kriterlerinin de değiştiğini belirten Işıkhan, mevcut paradigmanın haksızlık, adaletsizlik ve zulmün acı yükünü taşıyamadığı gerçeğini kabul etmek gerektiğini söyledi.

Son olarak, Işıkhan, küresel birlik ve beraberliğin, günümüzde herkes için daha büyük anlam taşıdığını vurgulayarak, bu şartlar altında uluslararası işbirliklerinin ve dayanışmanın önemini özellikle belirtti.

Editör: Serap

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *